“İşte böyle geçiyor dünyanın ihtişamı.”

Yirminci yüzyılın ortalarında, Alaska’ya yaklaşık 300 kilometre uzaklıktaki St Matthew Adası’nda ilginç şeyler oldu. 1944’te adada bir üs kurmaya niyetlenen Amerikan Sahil Güvenlik Komutanlığı, kısa sürede bu fikrinden vazgeçti. Fakat personelin acil durumda yiyecek kaynağı olarak kullanması için adaya nakledilen ren geyikleri, nakliye maliyeti sebebiyle anakaraya geri götürülmeyerek adada bırakıldı.

İşin bundan sonrası hayli ilginç; 1944 tarihinden itibaren adaya farklı sebeplerle çeşitli ziyaretler gerçekleştirildi. Bu ziyaretlerde, ren geyiği popülasyonunun seyri gözlemlendi ve aşağıda okuyacağınız durum ortaya çıktı. St Matthew Adası’nda 1944’ten 1980’lerin ortalarına dek yaşananlar, araştırma ziyaretleri süresince ekosisteme hiçbir harici müdahale yapılmaması sebebiyle, kimilerince “doğal bir deney” olarak da nitelendiriliyor.

St Matthew Adası Hadisesi”ni de ele alan, insanlığın çıkmazıyla ilgili derinlemesine bir analizi, Garrett Hardin’in makalesindebulabilirsiniz.

Belirtmemezlik etmeyelim; tıpkı daha önce çevirisini yaptığımız “Amusing Ourselves to Death” grafik eserinde olduğu gibi, St Matthew Adası isimli görsel de Stuart McMillen tarafından oluşturuldu.

 

1 comment

  • İBRAHİM KÖROĞLU

    Teşekkürler Doğu ,

    Emeklerine,emeğine sağlık..

    Reply

Leave a comment