Daha önceden Şili’yle ilgili bir dosyaya başlamış, ancak  giriş yazısından sonra devamını getirmeye muvaffak olamamıştım. Dosyaya başlamamdan bu yana geçen sürede Şili de boş durmadı, artık değerlendirilecek yeni toplumsal hareketler var.

Çok hızlı bir sene yaşayan (Madencilerin yaşam mücadelesi, deprem, yanardağ patlaması, tsunami, vs.) ülke, son aylarda yoğun bir toplumsal eylemliliğe sahne oluyor. Üniversite öğrencilerinin hoşnutsuzluğuyla başlayan kalkışma emekçi sınıfa sıçramış durumda; ülke 24-25 Ağustos’u genel grevle geçirdi.

Fitili üniversite öğrencilerinin ateşlemesi hareketi tazeymiş gibi gösterse de, iktidardakilere bakıp da Allende’nin Halk Birliği Hükümeti’ni deviren kadroların izleri fark edildiğinde, Şili halkının yarım kalmış bir hesabı kapatmaya çalıştığını anlayabiliriz. Augusto Pinochet’nin himayesinde zenginleşen Sebastián Piñera, devlet başkanlığı koltuğuna otururken 1973’ten beri biriken öfkeyle yüzleşmeyi beklemiyordu muhakkak.

Dünya ise (ve elbette Türkiye de) eylemlerin tarihsel kökenini, üniversitelilerin ve emekçilerin taleplerini değil, “dış görünümüyle”mücadele arkadaşlarından ayrılan Camila Vallejo‘yu manşetlere taşımayı seçti. Sonuç; anaakım medya aracılığıyla içeriğe erişenler“Camila’nın güzelliğini”, basının eleştirel yaklaşımı benimsemiş kısmını tercih edenler ise “anaakım medyanın her şeyi büyük bir hızla çarpıtabildiğini ve kirletebildiğini” gördüler. Öğrencilerin ve emekçilerin talepleri, genel greve giden yol ve süregelen kalkışmanın tarihsel kökenleri pek dikkat çekmedi. Bu eksikliği giderebilmek için yakın zamanda bir adım atacağımın sözünü verirken, BirGün Gazetesi’nde benim çevirimle yayınlanan haberi ilginize sunuyorum.

Yazarın notu: Şili dosyasına Vallejo’nun “güzelliğinin” fark edilmesinden önce başladığım için vicdanım rahatsa da arkasını getiremediğimden ötürü üzgünüm, Şili Yazıları‘nın hızlanarak devam edeceğini umuyorum.

Şİlİ’nin Komutan Camİla’sı

Camila Vellejo’nun daha iyi ve ucuz bir eğitim için yaptığı çağrı ile başlayan öğrenci gösterileri, ülke çapında iki günlük bir genel greve dönüştü.

Latin Amerika, Zapatistalar’ın lideri Komutan Yardımcısı Marcos’tan beri hiçbir isyan önderinden bu denli etkilenmemişti. Bu defa karşımızda ne bir kar maskesi, ne pipo, ne de bir tüfek var; yalnızca bir hızma.

Kimilerince Şili Kışı biçiminde nitelenen halk ayaklanmasının simgesi haline gelen öğrenci lideri Komutan Camila ile tanışın. Düzenlediği basın toplantıları bakanları koltuklarından ediyor. Önderlik ettiği yürüyüşler, başkentin mahallelerini felce uğratıyor. Hükümeti bile geri adım atmaya zorluyor, öyle ki aldığı ölüm tehditleri sebebiyle polis tarafından sıkı bir koruma altında.

Öğrencİ hareketİnden genel greve

Altı ay önceye kadar kimsenin tanımadığı 23 yaşındaki Camila Vallejo, halk ayaklanmasına önderlik etmekle kalmadı, milyarder işadamı Sebastián Piñera’nın devlet başkanlığı koltuğunu ve tüm Şili siyasetini kökünden sarstı. Kamuoyu araştırmaları, Piñera’ya olan halk desteğinin %26’ya, henüz görevden aldığı Concertación koalisyonununa verilen desteğin ise %16’lara kadar gerilediği belirtiyor.

Ulaşım işçilerinin ve kamu çalışanlarının da gelişmekte olan öğrenci hareketine destek verme kararıyla birlikte, çarşamba günü, ülke çapındaki iki günlük genel grevin başlangıcına sahne oldu. Geçtiğimiz günlerde verdiği bir röportajda, ülkedeki hoşnutsuzluğun inanılmaz bir seviyeye ulaştığını belirten Vallejo şöyle devam etti: “Her zaman ilk adımı atan gençliktir. Geçindirmek zorunda olduğumuz ailelerimiz yok ve bu bizi eylemlerimizde daha özgür kılıyor. İlk adımı biz attık fakat artık yalnız değiliz, bizden önceki kuşaklar da mücadeleye katılıyorlar.”

Boykot ve talepler

105 yıllık Şili Üniversitesi tarihindeki ikinci kadın öğrenci birliği başkanı ve aynı zamanda Şili Komünist Partisi’nin de üyesi olan Vallejo, Augusto Pinochet yönetimindeki 80’li yıllardan bu yana görülen en geniş halk hareketinin simgesi haline geldi.

Yüzbinlerce üniversite ve lise öğrencisi Haziran ayı başından itibaren dersleri boykot etmiş, daha ucuz ve daha kaliteli bir eğitim sistemine gereksinim duyulduğu vurgusunu yaparak, az sayıda seçkin, zengin koleje karşın sürüyle yoksun bırakılmış devlet okulu yaratan iki kademeli eğitim sisteminin yürürlükten kalkması taleplerini kamuoyuna duyurmuşlardı. O sıralarda Vallejo, tencere ve tavalarla hükümetin protesto edildiği gösteriler düzenlemiş, bu gösterilerin bir kısmı ise şiddet olaylarına sahne olmuştu. Başkanlık sarayının önünde yaptığı açıklamada Vallejo şöyle konuşmuştu: “Şiddet istemiyoruz, ne kavgamız polise karşı, ne de amacımız dükkanlara zarar vermek. Eğitim hakkını geri kazanmak için mücadele ediyoruz. Bu konudaki kararlığımız kesindir.”

Eylemleri yatıştırmak için hükümet, ivedi bir biçimde, aralarında kaliteli eğitimin anayasal güvence altına alınması ve öğrenim kredileri için uygulanan faiz oranlarının %6,4’ten %2’ye çekilmesi gibi düzenlemeleri de içeren girişimlerde bulundu. Fakat eğitime fazladan 1,9 trilyon Şili Pesosu (yaklaşık 7 milyar Türk Lirası) aktarılacağı sözü ayaklanmaları dizginlemek için yeterli olmadı. Eylemlerde gittikçe artış gösteren polis varlığına karşın, eylemcilerin geri çekileceği yönünde görüş bildiren uzmanların sayısı bir elin parmaklarını geçmiyor.

Göz yaşartıcı bombalar arasında açıklama

Vallejo konuşmasını yaparken, eylemlerini dağıtmak için polislerce kullanılan yüzlerce göz yaşartıcı bomba kovanını barış sembolü şeklinde düzenleyen arkadaşlarıyla çevriliydi.

Etrafını gösterek “İşte, burada 50 milyon Peso (185 bin Türk Lirası) değerinde göz yaşartıcı bomba bulunuyor” şeklinde konuşan Vallejo, sözlerine şöyle devam etti: “Bölgesel ve ulusal ölçekte kullanılan miktarları gözünüzün önüne getirin. Bu kabul edilemez, İç İşleri Bakanı’nı istifaya sürükleyen taleplerimizi yineliyoruz.”

Hükümet mensubundan İlgİnç önerİ

Kültür Bakanlığı’nda çalışan hükümet mensubu Tatiana Acuña, Vallejo’nun öldürülmesinin gösterilere son vereceğini iddia edince görevinden alınmıştı. Bu gelişmeler üzerine Salı günü Şili yüksek mahkemesi öğrenci liderinin polisçe korunması gerektiğini kararlaştırdı.

Kıtanın gerİ kalanına İlham verİyor

Valloje kısa sürede kült bir figüre dönüştü, YouTube’da hakkında yazılan şarkılar ve tahminler gösteriyor ki karizması sayesinde kendini bir anda siyasetin içinde bulabilir. Bolivya Başkan Yardımcısı Álvaro García Linera, Vallejo’ya olan sempatisini “Hepimiz ona aşığız” biçiminde belirtmişti.

Geçtiğimiz günlerde Bolivya’nın gençlik önderleriyle biraraya gelen Linera, gençlere Güney Amerika’daki gençlik hareketlerini örnek almalarını öğütledi: “Arjantin, Brezilya ve Şili’deki gelişmeleri değerlendirmelisiniz. Şili’de genç ve güzel bir lider, gençliğe muazzam bir kalkışmada önderlik ediyor.”

Vallejo dış görünüşüyle ilgili söylenenlere şöyle cevap verdi: “Güzelliğin bir avantaj olduğunu kabul etmelisiniz. Bunu bir kompliman olarak değerlendiriyorum; ilkin dış görünüşüm yüzünden söylediklerime kulak kabartıyor olsalar da, sonrasında onlara fikirlerden bahsediyorum. Tarihsel kökenleri böylesine derin bir hareket, bu denli yapay tanımlarla betimlenemez.”

Öğrencİler ne İstİyor

“Varolan sistemi geliştirmeyi arzu etmiyoruz; talebimiz yapısal bir değişiklikten yana. Eğitimin bir meta olarak değerlendirilmesi yerine, devletçe garanti altına alınan bir hak olmasını istiyoruz.”

“Niçin eğitime ihtiyaç duyuyoruz? Kar elde etmek ya da bir iş tutmak için mi? Yoksa toplumsal entegrasyon ve insani gelişme yoluyla ülkeyi kalkındırmak için mi? Hükümetle anlaşamadığımız konular bunlar.”

Çeviren: Doğu Eroğlu

 ***

Yazının aslı: http://www.guardian.co.uk/world/2011/aug/24/chile-student-leader-camila-vallejo

BirGün bağlantısı: http://tinyurl.com/3nc49np

Düzeltme: Haber, BirGün’de yayınlanmasının ardından Radikal Gazetesi’nin internet edisyonu ve Dipnot.tv‘de de yer aldı. Hürriyet Kampüs isimli site ise çeviri yetmemiş olacak ki, yazının tamamını kaynak belirtmeden kullanmakta bir beis görmedi. Tepki üzerine ise çeviriyi kendi kelimeleriyle özetlemekle yetinmişler.

Leave a comment