EL CEZİRE LEAKS-3: İNTİHAR MI CİNAYET Mİ? HABERCİLİK Mİ İTAAT MI?

WikiLeaks'in ortaya çıkardığı El Cezire skandalıyla ilgili daha önce Foreign Policy ve Empire Strikes Black 'ten iki yazıyı çevirmiş ve durumun karışıklığını ortaya koymaya çalışmıştım. Son 24 saatte yayınlanan yazılarla birlikte gidişat iyice belli oldu; Kanfar için iddia edilenler hiçbir biçimde cevap bulmazken gazetecilik ve yöneticilik başarıları ön plana çıkarılmaya başladı. Aşağıda bu eğilim doğrultusunda yazılanlardan birini, Claire Ferris-Lay'in Arabian Business'ta "Did he jump or was he pushed?" ismiyle yayınlanan makalesinin çevirisini bulabilirsiniz.

EL CEZİRE LEAKS-2: SURİYE’NİN LAZKİYE BOMBARDIMANI KURGU MU?

El Cezire Leaks serisini başka bir çeviriyle sürdürüyoruz. El Cezire hakkındaki iddiaları da içeren yazışmaların serbest bırakılmasından 15 gün önce fark ettiğim bir yazıyı paylaşmak istiyorum, yakın zamanda ortaya çıkan iddialar yazıyı farklı bir gözle tekrar değerlendirmeme sebep oldu. Empirestrikesblack.com adresinde yer alan habere göre, El Cezire elinde hiçbir maddi bulgu olmaksızın, Suriye'nin Lazkiye limanını bombaladığını duyurdu. ABD yetkileleri ve Suriye olayı yalanladı.

EL CEZİRE LEAKS-1: ABD MEDYA AĞINI GENİŞLETİYOR MU?

İkinci WikiLeaks dalgasında, ABD yetkilileri ile El Cezire yöneticileri arasında yapılan toplantılara dair yazışmalar ortaya çıktı. Son on gündür oldukça karışık bir gündeme sahip olan El Cezire baskılara direnemedi ve genel direktör Kanfar istifa etmek zorunda kaldı. Aşağıda, El Cezire hakkındaki iddiaları sıralayan ama kuruma oldukça sempatiyle yaklaşan bir değerlendirmeyi bulabilirsiniz. Bir kaç farklı görüşü burada paylaştıktan sonra, son gelişmeleri tekrar değerlendireceğim.

TÜRKİYE’DE DEMOKRATİKLEŞME YAZILARI – BÖLÜM 1/5: KENDİNİ GERÇEKLEŞTİREN KEHANET, 27 MAYIS’A GİDEN YOL

12 Haziran 2011 Genel Seçimleri’nin üzerinden yaklaşık üç ay geçtiğine ve ülke gündemi (YSK, mahkemeler ve dış politika hamlelerimiz izin verdiği ölçüde) tekrardan seçimler öncesindeki rutinine dönmeye başladığına göre, hem genel seçimlerin kendisini, hem de seçimlerin Türkiye siyasi hayatındaki genel fonksiyonunu geniş bir değerlendirmeye tabi tutabiliriz. Lakin, Türkiye siyasi

PARASTU FORUHAR: İRAN’DA SANAT, HAYAT VE ÖLÜM

Bir trajediyi yaratım kaynağı haline çevirmek ve sanatın yıkıcı siyasal bir altmetin barındırması için yalnızca sokak sanatıyla kısıtlanamayacağına dair bir eser. 1998 Kasım’ında bir akşam, demokratik seçimlerle göreve gelen başbakabana verdikleri destekle bilinen İranlı entelektüel ve aktivist çift Daryuş ve Pervane Foruhar, Tahran’daki evlerinde vahşice öldürüldüler. Çiftin, sanat yaşamını Berlin’de sürdüren kızı Parastu Foruhar ise, kederini en iyi yaptığı işe

DEVLET DÜŞMANLARI DURUŞMADA

Son derece trajikomik bir duruşma davetine yer veriyoruz. Tayyip Erdoğan'ın ODTÜ ziyareti sonrasında yükselen tansiyon, geniş katılımlı bir yürüyüşe yol açmış, ODTÜ Kampüsü A-1 Kapısı'nda toplanan üniversiteliler AKP Genel Merkezi'ne yürümek istemişlerdi. Kortej ODTÜ'yü terk edemedi; kapıya mevzilenen binlerce polis ve çok sayıda zırhlı araçtan güç alan sorumlu emniyet amiri, yürüyüşün yasa dışı olduğunu iddia etti. Uzatmayalım, aşağıdaki haberde olay ayrıntılarıyla anlatılıyor, elinde saldırganlık belirtisi gösteren hiçbir şey

ANKARA’NIN RUHUNA AĞIT: SOKAK SANATÇISI EREN ÇALIŞKAN İLE SÖYLEŞİ

Ankara'nın merkezi son yılların en sessiz günlerini yaşıyor. Kızılay'da, Konur Sokak ve Yüksel Caddesi'nin kesiştiği yerde artık işporta tezgahları ve sokak sanatçıları yerine, tehdit edici bakışlarını kimselerden sakınmayan zabıta timleri var. 18 Temmuz'da Çankaya Belediyesi'nin işporta ve sokak sanatına açtığı savaş sessiz bir biçimde sürüyor. Karşılarında önce eli sopalı zabıtaları, sonra belediyenin "sivil kuvvetleri"ni, en sonunda da iradeleri dışında savaşa yollanan belediye memurlarını bulan

EMRAH GEZER DAVASI’NDA İLK KARAR ÇIKTI: AKBULUT’A İYİ HAL İNDİRİMİ

Daha önce iki defa (Ceberrut Devlet, Statu Quo) dile getirdiğimiz Emrah Gezer Davası'nda en sonunda beklenen karar çıktı. Serkan Akbulut Emrah Gezer cinayeti sebebiyle önce müebbet, daha sonra indirimle 16 yıl, ardından Ramazan Gezer'e silahlı saldırdığı için 5 yıl, ceza aldı. Ramazan Gezer'e karşı işlenen suç yeniden indirime tabi tutuldu ve sonuç olarak 19 yıl 5 ay hapis cezasına çarptırıldı. İndirimler Gezer Ailesi'ni memnun etmedi ve davayı temyize taşıyacaklarını açıkladılar.

WIKILEAKS BELGELERİNDE İLGİNÇ İDDİA: “GÜL VE ERDOĞAN AİLELERİ AKRABA OLACAKLAR”

Wikileaks’in ele geçirdiği 2002 tarihli bir yazışma, Abdullah Gül’ün kızı Kübra Gül’ün Tayyip Erdoğan’ın oğullarından biriyle evlendirileceğini iddia ediyor. 2010 yılı sonunda Amerikan diplomatik yazışmalarını yayınlayarak dünyayı karıştıran Wikileaks organizasyonu yeniden Türkiye gündeminde öne çıkacak gibi gözüküyor. Organizasyon, diplomatik yazışmaların ortaya çıkmasıyla birlikte Amerika Birleşik Devletleri, ulusal hükümetler ve ulusötesi kuruluşlardan büyük baskı görmüştü.

STATU QUO: EMRAH GEZER DAVASI BİTMİYOR

Emrah Gezer'in Kürtçe "Agir Ketye Dilemin" (Yüreğime Ateş Düştü) türküsünü söylemesiyle başlayan olaylar Gezer'in ölümüyle sonuçlanalı bir buçuk yılı aşkın süre geçti. Gezer cinayetinden Temmuz 2011'e uzanan hukuki süreci ve davanın detaylarını "Ceberrut Devlet, Şefkatli Devlet: Emrah Gezer Davası" isimli yazıda özetlemiştim. Temmuz ayından bu yana maalesef davanın seyrinde önemli değişiklikler yaşanmadı. Uzun süredir her duruşmaya karar çıkacağı ümidiyle giren Gezer Ailesi ve destekçi örgütler umduklarını