Son derece trajikomik bir duruşma davetine yer veriyoruz. Tayyip Erdoğan’ın ODTÜ ziyareti sonrasında yükselen tansiyon, geniş katılımlı bir yürüyüşe yol açmış, ODTÜ Kampüsü A-1 Kapısı’nda toplanan üniversiteliler AKP Genel Merkezi’ne yürümek istemişlerdi. Kortej ODTÜ’yü terk edemedi; kapıya mevzilenen binlerce polis ve çok sayıda zırhlı araçtan güç alan sorumlu emniyet amiri, yürüyüşün yasa dışı olduğunu iddia etti.

Uzatmayalım, aşağıdaki haberde olay ayrıntılarıyla anlatılıyor, elinde saldırganlık belirtisi gösteren hiçbir şey olmayan üniversiteliler, o gün biber gazı ve tazyikli suya doydu. Ankara’nın Ocak soğuğunda tazyikli ve biberli suya, yüzlerce gaz bombasına maruz kalan öğrenciler, polisin tahminlerinin aksine, direnişlerini saatlerce sürdürdüler. Velhasıl, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 11. ve TC Anayasası’nın 34. Maddesi’nce güvence altına alınan gösteri ve yürüyüş hürriyeti kullanılamadı. Savcılık, kortejin ulusal güvenliği ve kamu güvenliğini tehdit ettiğini iddia etti.

İlk duruşma yarın saat 9’da başlıyor. Anadilde, bilimsel ve eşit eğitim almak, okullarında polis ve özel güvenlik istemediklerini dile getirmek için yürüyen ve mahkemelik olan 117 üniversiteliye destek vermek için Ankara Adliyesi’ne gelebilirsiniz. Son olarak, basın toplantısının saat 12’de yapılacağını hatırlatayım. Duruşmayla ilgili haberi aşağıda okuyabilirsiniz.

117 Ünİversİtelİnİn Yargılandığı Dava Başlıyor

 

Polisin ve özel güvenlik birimlerinin kampüsteki varlığını, AKP ile YÖK’ün eğitim politikalarını protesto etmek için 5 Ocak’ta AKP Genel Merkezi’ne doğru yürümek isteyen üniversiteliler, ODTÜ Kampüsü girişinde polis barikatı ve sert müdahale ile karşılaşmıştı. Yürüyüşle ilgili açılan kamu davası yarın başlıyor.

5 Ocak’ta, AKP hükümetinin eşitsiz eğitim politikalarını ve üniversitelerin içine kadar giren polis şiddeti ile özel güvenlik uygulamalarını protesto etmek için ODTÜ öğrencileri tarafından yapılan yürüyüş çağrısına pek çok üniversiteli katılım göstermiş fakat yürüyüş daha başlamadan polis tarafından engellenmişti. Orta Doğu Teknik Üniversitesi Kampüsü A-1 Kapısı’ndan Eskişehir Yolu’na çıkarak AKP Genel Merkezi’ne yürümek isteyen grup, karşısında Ankara Emniyeti’ne bağlı binlerce polisi ve TOMA (Toplumsal Olaylara Müdahale Aracı) olarak bilinen zırhlı araçları bulmuştu. Polis, yürüyüşün yasadışı olduğunu ve derhal sonlandırılması gerektiğini belirtmiş, öğrenciler ise anayasal haklarını kullandıklarını, yürüyüşün tamamen barışçıl olduğunu yetkililere iletmişti. Ellerinde yalnızca taleplerinin yazılı olduğu kartonları taşıyan öğrencilere, polis bir müddet sonra tazyikli su ve biber gazı ile müdahale etmiş, öğrenciler ise kendilerini korumaya çalışmışlardı. Yaklaşık iki saat boyunca müdahalesini sürdüren polis, grubu dağıtmayı başarmıştı.

1 Yıl 9 Aydan 10 yıl 6 Aya Kadar Hapis İsteniyor

Olaylarla ilgili savcılığın hazırladığı iddianame, mahkemeye 13 Nisan’da sunuldu. Mahkeme tarafından kabul edilen iddianameye göre, ODTÜ, Hacettepe, Gazi ve Ankara Üniversitesi’ne mensup 117 öğrenci, “toplantı ve gösteri yürüyüşleri kanununa muhalefet”, “kamu malına zarar verme”, “polise mukavamet”, “görevli kamu memurunu yaralama” ve “izinsiz toplantı ve gösteri yürüyüşünün dağıtılması sırasında kamu görevlisine direnme” iddialarından, 1 yıl 9 aydan 10 yıl 6 aya dek hapis istemiyle yargılanacaklar.

“Yürüyüş Kamu Düzenini Tehdit Ediyordu”

İddianamede, öğrencilerin AKP Genel Merkezi’ne yürüyeceklerine dair söylenti oluştuğu ve bu durumun kamu düzenini bozabileceği şüphesiyle Ankara Emniyeti’ne bağlı polis ekiplerinin olay yerine gittiği, durum tespiti yapıldıktan sonra yürüyüşe izin verilmediği belirtiliyor.

İddianame, Türkiye’nin imza koyduğu ve bağlayıcı metin özelliği taşıyan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin, toplantı ve gösteri özgürlüğünü tanımlayan 11’inci Madde’sine atıfta bulunuyor. Bağlayıcı metne ilaveten, Anayasa’ya göre herkesin önceden izin almaksızın silahsız yürüyüş düzenleyebileceğinin aktarıldığı iddianamede, 5 Ocak’taki yürüyüşün ulusal güvenliği ve kamu düzenini tehdit edici özelliğinden ötürü kısıtlandığı belirtiliyor.

Olaylar Tayyip Erdoğan’ın ODTÜ’ye gelişiyle başlamıştı

5 Ocak’taki yürüyüş, Tayyip Erdoğan ve çeşitli bakanların 15 Aralık 2010’daki beklenmedik ODTÜ ziyareti ardından gelişen olaylar sebebiyle düzenlenmişti. 15 Aralık tarihinde Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu toplantısına katılmak üzere ODTÜ Kampüsü içerisindeki TÜBİTAK Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsü’ne gelen Erdoğan ve beraberindekiler, küçük bir grubun protestosuyla karşılaşmıştı. Protestocu grup toplantıya katılmayı talep etmiş, ancak bu talepleri emniyet görevlilerince kabul görmemiş ve gözaltına alınmışlardı. 26 öğrencinin gözaltına alınmasını izleyen saatlerde ODTÜ savaş alanına dönmüş, olayı protesto etmek için TÜBİTAK binasına doğru yürüyen yüzlerce öğrenciye polis biber gazı ile müdahale etmişti. Polis kısa sürede kampüsten ayrılmak zorunda kalmış, öğrenciler ise öfkelerini emniyet güçlerinin kampüse girmesine onay veren ODTÜ Rektörü Ahmet Acar’a yöneltmişlerdi. Saatlerce rektörlük binasının önünde bekleyen grubun baskısına daha fazla direnemeyen Rektör Acar, polis şiddetini kınamak zorunda kalmıştı.

2010-2011 akademik yılının başından beri ÖGB (Özel Güvenlik Birimi) uygulamasına ve kampüsteki güvenlik standartlarının özel hayata müdahele derecesinde artırılmasına karşı eylemler düzenleyen ODTÜ öğrencileri, 15 Aralık’taki olaylardan sonra mücadelelerini genişletme kararı almış, Ankara’daki diğer üniversiteleri 5 Ocak’ta yapacakları yürüyüşe davet etmişlerdi.

Saat 12’de Destek Açıklaması Yapılacak

Ankara 24. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülecek ilk duruşmada, öğrencilerin ifadelerinin alınacağı tahmin edilirken, sabah başlayacak duruşmanın akşam saatlerine dek sürmesi bekleniyor. Üniversiteliler ise duruşma sırasında arkadaşlarını yalnız bırakmayacaklar. Tüm gün Ankara Adliyesi bahçesinde arkadaşlarına destek verecek olan üniversiteliler, konuyla ilgili basın toplantılarını saat 12’de gerçekleştirecekler.

Haber: Doğu Eroğlu

Yeşil Gazete linki

soL Haber linki

BirGün linki

Leave a comment