MORS TUA VITA MEA*

*Senin ölümün, benim yaşamım. Çevirenin Notu : Aşağıdaki yazı ilk olarak bir blogda yayınlandı. Yazıdan haberdar olmamı ise, yazıyı aynen yayınlayan Empire Strikes Black'e borçluyum. Kenyalı akademisyen P. Ngigi Njoroge'nin kaleme aldığı yazı, Libya hakkında Batı blokunda ve Türkiye basınında çıkan değerlendirmelerle büyük ayrımlar içeriyor. Kanaatimce en önemli görüş farklılığı ise "demokrasi" ve "özgürlük" gibi Batılılarca evrenselleştirilmiş değerler

YENİ BİR DÜNYA

%1’in anlam veremediği talep ne biliyor musunuz, bizleriz. Birbirlerinin isteklerini ve şikayetlerini tuhaf ve farklı bulan, bireyler ve köyler, şehirler ve topluluklardan oluşan bizler. Dünyaya dönüşen bizler. Anketler, sokaktaki herkesin bunun halihazırda ayırdında olduğunu ortaya koyuyor: New Yorkluların büyük bölümü, her dört kişiden üçü işgali ve taleplerimizi içten içe destekliyor. 15 Ekim uluslararası eylem gününün merkez üssü, baskısını göstermekte ısrarlı polislerce çevrilmiş Times Meydanı’ydı. Fakat bizim kentimiz pek çok merkezden yalnızca biriydi. Tüm

HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜNE KARŞI DÜZENİN GÜÇLERİ

Wall Street İşgali’nin, gösterilerini şiddet içermeyen bir biçimde sürdürmedeki ısrarı, New York Polis Teşkilatı’nın düzeni koruma saplantısı ile durmaksızın çatışmaya devam ediyor; bu çatışma yüzlerce sebepsiz tutuklamaya ve toplanma ile ifade özgürlüğü gibi temel insan hakkı ihlalleri biçiminde somutlaşıyor. Dünya Ticaret Örgütü’ne karşı Seattle’de gerçekleşen devasa eylemlerden önce, gösterilere yapılan polis müdahalesi, münferit polis taşkınlıkları ile sona eren üstünkörü bir meseleydi. Seattle

İŞGAL KATILIMDIR

Özgürlük Meydanı’nda kaydedilen gözle görülür gelişmenin ardında yatanlardan biri de, işgalciler tarafından oluşturulan çalışma grupları. Bu gruplarda fikirler paylaşılıyor, ortaklaşa stratejiler geliştiriliyor, işgalin geleceği yazılıyor. İşte bazılarından birkaç mesaj: Erişim %99’luk kesime erişmek için en iyi yer metrolar olduğundan, (Her gün 10 milyon New Yorklu tarafından kullanıyor) New York’taki metro istasyonları İşgal

ISTIRAP VERECEK KADAR GERÇEK: YENİ BİR YÖNETİM KURMAK

Bir perşembe gecesi Wall Street İşgali’ne yolum düştüğünde, Güney Asyalı arkadaşlarımla birlikte bir toplantıya iştirak ettik. Tam da o sırada, henüz son halini almamış İşgal Bildirgesi’nin taslağı elden ele dolaştırılıyordu. Bir gece öncesinde Bildiri’nin meclis toplantısı sırasında yüksek sesle okunduğunu duymuş, beni çok etkileyen bir cümleyi arkadaşım Sonny ile paylaşmıştım: “Geçmişte ten

İMKANSIZI YARATMAK: OY BİRLİĞİ KARAR ALMA MEKANİZMASI ÜZERİNE

Ağustos ayının 2’sinde, ileride Wall Street İşgali olarak anılacak hareketin ilk toplantısı için, yaklaşık bir düzine insan Bowling Green’de bir araya geldi. Hayalini kurduğumuz bir toplumsal hareketin sorumluluğunu hisseden bizler, tarihsel bir kararın altına imzalarımızı koyduk. Hayalimiz, New York Şehri Genel Meclisi’ni oluşturmaktı; Amerika’nın dört bir yanındaki demokratik oluşumlara model teşkil edecek bir yapı olması ümidindeydik. Peki bu demokratik topluluklar pratikte nasıl çalışacaktı?

THE OCCUPIED WALL STREET JOURNAL SAYI: 3

The Occupied Wall Street Journal, yayın hayatına oldukça başarılı bir biçimde devam ediyor. İkinci sayının yayınlanmasından bugüne dek yayın organının internet sitesi yürürlüğe girdi. Şimdiye kadar gazetede yer alan bütün makalelerin yer aldığı siteye bu linkten erişebilirsiniz. The Occupied Wall Street Journal bu sayısında New York Belediyesi ve New York Polis Teşkilatı'nın geçtiğimiz haftaki hücumuna, işgal kütüphanesinin

DAYANIŞMA İLKELERİ

Sıralanan “Dayanışma İlkeleri”, New York Şehri Genel Meclisi’nin demokratik aşamalarıyla gözden geçirilecek olup, “yaşayan bir belge” olarak ortaya konulmuştur. 17 Eylül 2011’de, ABD’nin dünyanın her köşesinden insan, ekonomik ve siyasi elitlerin derinleştirdiği ve küstahça sürdürdüğü adaletsizliğe karşı çıkmak için bir araya geldi. 17 Eylül’de buraya gelen her birey, siyasal haklarının gasp edilmesine ve sosyal ekonomik adaletsizliğe karşı ayağa kalktı.

İLK DEFA BULUŞMAK, YENİDEN…

New York’un finans merkezinin işgal edildiği 3 haftalık süre boyunca, kentteki siyahi topluluğun bir çok üyesi, özellikle de yaşça büyük olanlar, işgal hareketin gençlerden oluşan ayrıcalıklı bir beyaz sınıfın tekelinde olduğunu hisseti ve katılma konusunda tereddüt yaşadı. 50’li yaşların ikinci yarısını süren siyahi gösterici Aaron hislerini “aynı şeyi çok uzun bir süredir kendi başımıza zaten yapıyorduk, beyaz çocukların durumu meşrulaştırmasına niçin ihtiyacımız olsun ki?” biçiminde dile getiriyor

DÜNYANIN EN ÖNEMLİ ŞEYİ

Eğer bildiğim bir şey varsa o da yüzde 1’lik kesimin krizleri sevdiğidir. Yüzde 1 için sermaye yanlısı dilek listelerini kabul ettirmenin en ideal zamanı insanların paniklediği, çaresiz kaldığı ve ne yapacaklarını bilemedikleri anlardır. Eğitimi ve sosyal sigortaları özelleştirme, kamu hizmetlerini yok etme, sermayenin üzerindeki son baskı kırıntılarından da kurtulma... Bunlar, ekonomik krizler sırasında tüm dünyada yaşanır. Bu taktiği durdurabilecek yalnızca tek bir şey var. Ne şanslıyız ki, bu aynı zamanda çok büyük bir şey: Yüzde