PİYASA MI EKOLOJİ Mİ, GERÇEK PROBLEM NE?

Daha önce iki eserini yayınladığımız Stuart McMillen'ın bir çalışmasını daha sizlerle paylaşıyoruz. Türkçeleştirerek Gerçeğe Dönüşen Distopya ve Sic transit gloria mundi başlıklarıyla ilüstrasyonlarını yayınladığımız McMillen, bu defaki çalışmasında ekoloji ve tüketim temalarını işliyor. Hem ekolojik dengeyi önemsemeyerek "serbest piyasa" namına hesapsız tüketimin kurumsallaşmasına yol veren hükümetler, hem de bu düzeni kabullenen bireyin eleştirildiği bu kısa çalışmayı aşağıda görebilirsiniz.

JAPONYA’NIN SORUNLU NÜKLEER TESİSİNDEN İZLENİMLER

"20 kilometrelik tahliye bölgesinin içerisinde kalan kasaba ve kentler, içinde hiçbir canlı ruhun kalmadığı hayalet şehirlere dönmüş haldeler. Tahliyeden etkilenmeyenler ise evler, dükkanlar ve araçlar. Tahliye emrinin duyurulduğu anı yaşamaya devam ediyorlar. Fukuşima Dai-ichi’de ise durum hala kontrol altına alınmaya çalışılıyor. Başından beri amaçlanan soğuk kapama gerçekleştirilebildi. Fakat en az üç reaktörde kısmi çekirdek erimesi

AVAAZ GERÇEĞİ: “AKTİVİZM KİSVESİ ALTINDA EGEMEN PROPOGANDA”

Son dönemin tartışılan konularından biri de "online aktivizm" olgusu; yani, internet kullanıcılarının bilgisayarları başından toplumsal kampanyalara katılarak taleplerini ifade etmeleri durumu. Meselenin en çok tartışılan yönlerinin başında, bu yeni tip aktivizmin sokak eylemliliğini azalttığı, bu tip online kampanyalara katılanların da üzerlerine düşen görevi yerine getirdiklerini düşünerek başka türlü eylemliliklere soğuk baktığı geliyor.

JAPON GAZETECİ SUEZAWA: “TÜRKİYE NÜKLEERDE NİÇİN JAPONYA’YA GÜVENİYOR?”

Türkiye’deki siyasal iktidar 2023 yılına dek en az 2 faal nükleer santral hayaliyle ellerini ovuşturadursun, eski dünyanın kalkınmacı düşlerini nükleerle gerçekleştirmiş Japonya’da, Fukuşima Dai-ichi Nükleer Santrali’nde meydana gelen felaketle birlikte  –küresel kapitalizmin izin verdiği ölçüde– yeni enerji çözümleri tartışımaya açıldı. Felaketten sonra nükleer enerji üretimine geçici olarak ara veren Japonya, kalkınma hayallerini üçüncü dünya ülkelerine

ÇÜRÜYEN BİR ŞEYLER VAR ATİNA’DA

Yunanistan'daki ekonomik yıkımın artık daha kötü hale gelemeyeceğini düşündüğünüz anda yeni bir gelişme oluveriyor ve ülkenin geleceğinden endişe edenler bir kez daha dehşete düşüveriyorlar. Salı günü The New York Times, azalan vergi gelirlerinin de borçlar sebebiyle ülkeyi büyük bir çabuklukla terk edebileceği uyarısında bulundu. Diğer manşetler ise yaklaşan 17 Haziran genel seçimlerinin de ülkeyi içinde bulunduğu ızdıraptan kurtaramayacağını ilan ettiler. Yunan seçmenler kritik bir tercihin eşiğindiler; tercihlerini ya ağır kemer sıkma politikalarını beraberinde getiren bir

THE ECONOMIST’TEN ULUDERE YORUMU

Bir önceki hafta, Pentagon'dan gelen açıklamalar üzerine yeniden başlayan Uludere Katliamı tartışmaları, Başbakan Erdoğan'ın kürtaj açıklamaları üzerine yönünü kaybetmişti. Öyle ki, "Her kürtaj bir Uludere'dir" söylemi bile Uludere tartışmasının sönümlenmesine engel olamamıştı. Görünen o ki dış basın gündemi reaksiyoner bir biçimde takip etme hatasına düşmeye ulusal basınımızdan daha az meyilli. Türkiye'deki son gelişmelerin kısa bir derlemesi niteliğindeki The Economist makalesinin Türkçe çevirisini aşağıda bulabilirsiniz.

YÜZDE 1’İN SORUNU

"Niçin Amerika’nın en tepesindeki yüzde 1’lik kesim, tıpkı servetleri en yoksul yüzde 30’un tüm varlığına eşit olan altı Walmart varisi gibi, daha bencil olmuyor?" Bu soruyu, bir zamanlar piyasa iktisadıyla son derece içli dışlı olan (Uzun süre Dünya Bankası'nda baş ekonomist olarak çalıştığını hatırlatalım) ancak deneyimleri ışığında görüşlerinde radikal değişiklikler yaşayan, Nobel Ödülü sahibi iktisatçı Joseph Stiglitz soruyor. "İşgal/Occupy" hareketinin terminolojiye kazandırdığı "yüzde 1" hitabıyla ABD'nin ve dünyanın refah seviyesi en yüksek şanslı azınlığına hitap

HULA KATLİAMI’NIN ARDINDAKİ GERÇEK

Bundan aylar önce Suriye'deki çatışmaların artışı üzerine Washington Post'ta kaleme alınan başyazıyı Türkçe çevirisiyle sizlere sunmuştuk. Bu defa, son gelişmeleri başka bir bakış açısıyla değerlendiren bir yazıyla karşınızdayız. Suriye ve Orta Doğu konusunda araştırma yazıları yayınlayan Articlespolitics'te çıkan bir yazı, Hula'da yüzden fazla kişinin öldüğü olayların Esad rejimine fatura edilmesinin o kadar da kolay olmadığını ileri sürüyor. Yazıya göre, Hula'da olduğu iddia edilen katliamın görünenden farklı yüzleri var.