BADR: “TAMARRUD SOKAKTA, SOKAKLAR DA HALKIN!”

28 yaşındaki Mahmut Badr şu anda Mısır’ın en tanınmış kişilerinden biri. Mısır tarihinde demokratik yollarla seçilen ilk devlet başkanı olan Muhammed Mursi’ye bir imza kampanyasıyla meydan okuyan ve Mursi’yi koltuğundan eden süreci başlatan aktivistlerden biri olan Badr, Tamarrud hareketinin en öne çıkan ismi. Toplumsal değişime yol açmayı başarmış ancak yapısal dönüşümler getirememiş halk, öfkesini ifade etmenin yeni bir yolunu bulup, Erdoğan’ınkine benzer bir “çoğunluğun tahakkümü” anlayışı olan Mısır Devlet Başkanı Muhammed Mursi’nin karşısına dikildiğinde

BAŞBAKAN KONUŞTU POLİS VURDU

Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri Nils Muižnieks, Türkiye’ye yaptığı 5 günlük acil ziyaretin ardından düzenlediği basın toplantısında, polisin aşırı güç kullandığı tüm olayların araştırılması, hukuksuz tüm müdahalelerin cezalandırılması gerektiğini söyledi. 5 günlük programını değerlendirdikten sonra BirGün’e özel açıklamalarda bulunan Muižnieks, polisin topluma uyguladığı şiddette yerel yöneticilerin, iktidar mensuplarının ve Başbakan Erdoğan’ın yaptığı konuşmaların büyük payı olabileceğinin altını çizdi. Muižnieks ve beraberindeki heyet, 1-5 Temmuz tarihleri arasında pek çok sivil toplum

“BENİ GÖZALTINDA KAYBEDECEKLERİNİ DÜŞÜNDÜM”

Anadolu Üniversitesi öğrencisi Caner Ertay 2 Haziran gecesi Eskişehir’de,  Gezi Parkı eylemleri sırasında önce Çevik Kuvvet, sonra da Terörle Mücadele Şubesi polislerinin işkencesine maruz kaldı. Bir arabanın bagajında hastane hastane dolaştırılan Ertay, Ali İsmail Korkmaz’ın da öldüresiye dövüldüğü gece yaşadıklarını ve Eskişehir’deki sistematik polis işkencesini Türkiye’den Şiddet Hikayeleri’ne anlattı. Söyleşi: Doğu Eroğlu Hem sizin, hem de hala komada olan Ali İsmail Korkmaz’ın aynı gece benzer olaylar yaşamanız, Eskişehir’deki eylemlere yapılan

ALİ İSMAİL KORKMAZ: SOPALILAR DÖVDÜ, HASTANELER KABUL ETMEDİ

Gezi Parkı protestoları boyunca Antalya ve İzmir’de sivil giyimli, eli sopalı kişilerin eylemci avına çıkmış polisler olduğu, emniyet birimlerinin açıklamaları sonrasında doğrulanmıştı. Her ne kadar emniyetten bu yönde bir açıklama gelmediyse de, benzer çeteler Eskişehir’de de sokaklardaydı. Bu çetelerin kurbanlarından biri, 19 yaşındaki Anadolu Üniversitesi öğrencisi Ali İsmail Korkmaz oldu. Eli sopalı gruplarca iki defa darp edilen, gittiği hastanedeyse tedavi göremeyen Korkmaz, ilk tıbbi müdahaleyi 20 saat sonra alabildi. Beyin kanaması geçirdiği anlaşılan ve olayın

“TAKVİM RİNGE GEL, BELDEN AŞAĞI VURMA!”

Yalova’da bir kadının sevgilisi tarafından darp edilmesine ilişkin haberi “Nakavt” başlığıyla veren Takvim Gazetesi, Ankara’da protestolarla karşılaştı. Kadına yönelmiş şiddeti, bir spor olayını tarif edermişçesine haberleştiren Takvim Gazetesi’nin Ankara Bürosu önünde yapılan eylemde, “Siz kadın öldürmeyi çok iyi bilirsiniz”, “Takvim sıkıyorsa ringe gel, belden aşağı vurdun”, “Kadın özgürlüğünü manşetten vereceksiniz!”, “Manşetten kan damlıyor”, “Oyun değil, eğlence değil, erkek şiddeti!” yazan afişler taşındı. Eylemci grup adına yapılan açıklamada, “Kuru bir özür değil, manşetten özür açıklanmasını istiyoruz.

POLİS ÖLDÜRMEYE YETKİLİ

Gezi Parkı Direnişi başlayıp, anaakım basının karartması toplumun geniş kesimlerince tespit edilince, sosyal medya üzerinden özürler dilenmeye başlandı. Sermaye gruplarının yönlendirdiği, yaptıkları yayınlara Başbakan’ın verdiği tepkileri doğrudan başbakanlık basın danışmanlarından edinebilme talihine sahip basın, özellikle Kürt halkının yaşadıklarını anlatış biçimi yüzünden kınandı; “Kürt kardeşlerimizin sorunlarını meğer 30 yıldır bu basından takip etmişiz, özür diliyorum” açıklamalarını yapanlar gerçekten de samimi ve haklılardı. Lakin anaakım basının genellikle ilgi göstermediği, yayınlarına konu ettiğindeyse toplumun algı ayarlarıyla oynadığı tek

TİHV: GEZİ PARKI ŞİDDETİ AÇIKLANANIN ÖTESİNDE

Türkiye İnsan Hakları Vakfı Genel Sekreteri Metin Bakkalcı, Gezi Parkı olaylarını ve Türkiye’nin insan hakları karnesini BirGün’e değerlendirdi. İkinci Dünya Savaşı sırasındaki trajedilerin bir daha yaşanmaması için oluşturulan Evrensel İnsan Hakları Sözleşmesi ve vatandaşların haklarının devletçe güvence altına alan anlayışın, dünyanın içinden geçtiği süreçte tahrip olduğunu, kendi varlıklarını sürdürme derdindeki sistemin temel hakları sömürdüğünü kaydeden Bakkalcı, Türkiye’de 2005 yılından sonra ciddi bir baskı ortamı oluştuğunu belirtti. Türkiye’de 2000-2005 arası süreçte insan hakları alanında nispeten olumlu

BREZİLYA’DA NELER OLUYOR?

‘Hareket tam bir savaş alanı gibi. Brezilya toplumunun tüm çelişkileri aynı anda yaşanıyor.’ Türkiye’deki Gezi Parkı olaylarının başlamasından kısa bir süre sonra, bir direniş haberi de Brezilya’dan geldi. Ulaşıma yapılan zamların sabrını taşırdığı Brezilya toplumu, “Aşk bitti! Burası artık Türkiye!” deyip sokaklara döküldü. 20 yıllık diktatörlüğün 1985’teki yıkılışından beri en büyük kitle eylemlerine sahne olan Brezilya, hem Gezi Parkı Direnişi’nin küresel etkilerini göstermesi bakımından, hem de süreçte yaşanan olayların Türkiye’ye

BUNALIMDAKİ TÜRKİYE

Haftalar süren iç karmaşa, Ankara yönetiminin ekonomideki kontrolü yitirmesine mi yol açtı? Türkiye’deki protestoların üçüncü haftasına girdiği sıralarda partisi AKP’nin haftalık meclis grup toplantısında bir konuşma yapan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, hükümet karşıtı protestolara şiddetli biçimde karşılık veren emniyet kuvvetlerinin “sağduyulu” bir müdahale sergilediğini iddia etme cüretinde bulundu. Bununla da yetinmeyen Erdoğan, “Polisin müdahale gücünü artıracağını” ifade etti. Başbakan bu konuşmasını yaptığında, polise göstericilerin Gezi Parkı’ndan çıkarılması emrinin verilmesi ve ülke genelindeki kentlerde çatışmaların yeniden

MİLLETVEKİLİ DOKUNULMAZLIĞINI TBMM DEĞİL POLİS KALDIRDI

Son yirmi günde polis memurlarının uyguladığı şiddetten, demokratik haklarını kullanan vatandaşlar kadar milletvekilleri de nasiplendiler. Muhalefet partilerinin AKP’yi yıllardır kaldırmaya davet ettiği milletvekili dokunulmazlıkları, fiili olarak sokakta bozulmuş oldu. Polis şiddetinin birebir muhatabı olan ve yurttaşlara uygulanan şiddete tanıklık eden milletvekilleri, Gezi Parkı Direnişi boyunca yaşadıklarını BirGün’e anlattılar. Aylin Nazlıaka, CHP Ankara Milletvekili: “Bu süreçte her türlü hak ihlali gibi, milletvekili dokunulmazlıkları da görmezden