DÜNYAYI FASULYE KURTARACAK

Kapitalizmin krizi mi derinleşiyor, yoksa derinleşen tüketim alışkanlıklarımızın tetiklediği ekolojik kriz mi? Önceleri gülüp geçilen, pek dikkate alınmayan bir olgu, son yıllarda ciddiyetini iyiden iyiye hissettiriyor. Sindirim sistemi evrimsel olarak et tüketmeye elverişli bile olmayan insan ırkının beslenme alışkanlıklarının, gezegeni ekolojik felakete sürükleyen faktörlerden biri olduğu artık herkesçe kabul ediliyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) 1990’da açıkladığı verilerde, sera gazı emisyonlarının yüzde 13’ünün hayvan yetiştiriciliği kaynaklı

ABD BASINI ERDOĞAN’DAN NEFRET Mİ EDİYOR?

Başkan Obama’nın Perşembe günkü basın toplantısı pek çok haber içeriyordu ve televizyon kanallarının haber merkezleri doğal olarak IRS, Bingazi ve Associated Press skandalı hakkındaki ifadelerin tümüne yayınlarında yer verdiler. Tek bir sinir bozucu sorun vardı: Adamın biri daha konuşup duruyordu, üstelik söyledikleri İngilizce bile değildi. O adam Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’dan başkası değildi. Erdoğan, dünyanın başka bir köşesinde oldukça önemli biri ve Orta Doğu politikası ile Suriye

ÇARPIK DÜZENE ÇARPIK ENERJİ: NÜKLEER

AKP iktidarı, güvenlik, atık korunumu ve şişmeye müsait enerji pazarı gibi meseleleri cevaplandırmaksızın nükleer enerjide ısrar etmeyi sürdürüyor. Tüm bu somut kaygılar, nükleer enerjiye ilişkin toplumsal-ekonomik tartışmaları bile geri planda bırakıyor. 1986’daki Çernobil Felaketi’nden sonra, kamuoyunun radyasyonla ilgili endişelerini gidermek için basın mensuplarıyla bir araya gelen dönemin Sanayi ve Ticaret Bakanı Cahit Aral, “Dininize, imanınıza inandığınız gibi biliniz ki, Türkiye’de kesinlikle böyle bir tehlike mevcut değildir” açıklamasını yapıyordu. Çok uzak değil, 2012’deki Okul Sütü