Başbakanlık talimatına rağmen Çevre ve Şehircilik Bakanlığının kamuoyuna açıklamadığı Mersin Akkuyu Nükleer Güç Santralı ÇED Raporunu inceleyen TRT ve Cihan Haber Ajansı, projeye övgüler düzdü

Doğu Eroğlu (BirGün Gazetesi, 22 Haziran)

Kamuoyuna ilan edilmesi yönünde Başbakanlık Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulundan (BEDK) talimat olmasına karşın Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca açıklanmayan Akkuyu Nükleer Güç Santralına (NGS) ait Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporu TRT ve Cihan Haber Ajansında övgü dolu haberlere konu oldu. Kamuoyuna açıklanmayan raporu inceleyen TRT ve Cihan, Akkuyu NGS’nin doğaya ve canlılara hiç zarar vermeyeceğini, bölgedeki hayvanların santralca korunacağını iddia etti. Akkuyu NGS’ye ait ÇED Raporunun kamuoyuna açıklanması için çabalayan isimlerden CHP Mersin Milletvekili Vahap Seçer ÇED Raporla ilgili haberleri şaşkınlıkla karşılarken, BirGün’e yaptığı açıklamada Bakanlığı basın üzerinden algı yönetimi yapmayı bırakıp raporu açıklamaya davet etti.

BU NÜKLEER BİR HARİKA!

TRT Haber kanalında 18 Haziran tarihinde Mersin’e kurulmak istenen Akkuyu NGS ile ilgili verilen bilgide, santrala ait ÇED Raporunun ayrıntılarına değinildi. Haberde ÇED raporunda yer alan güvenlik önlemlerinin altı çizilirken, santralın karbon ve diğer sera gazı emisyon değerlerinin neredeyse sıfıra eşit olacağı vurgulandı. Yaşam alanları santralın kurulacağı bölge olan Akdeniz fokları ve Caretta Caretta kaplumbağaları için her türlü önlemin alınacağı iddia edilirken, santralın tarıma hiçbir etkisi olmayacağı ileri sürüldü. Bu savı desteklemek için TRT Haberde şu ifadelere yer verildi: “Bunun en iyi örneği olarak Amerika Birleşik Devletleri gösteriliyor. En fazla nükleer güç santralına sahip olan ABD, 172 milyar dolarla dünyada en fazla tarımsal ürün ihracatı yapan ülke.” Ayrıca santral kaynaklı radyasyon miktarının insana etkisinin, tomografi işleminin 1100’de 1’i, röntgen işlemininse 10’da birine denk geldiği vurgulandı. Cihan Haber Ajansında 17 Haziran’da yer alan haberdeyse santralda kullanılacak soğutma suyunun deniz canlılarına zarar vermeyeceği, Caretta Ceratta ve fokların sürekli izleneceği, hatta bu hayvanlar için gerekirse veterinerlik hizmeti sağlanacağı aktarıldı.

KAMUOYUNA DEĞİL, SEÇMECE BASINA VERDİLER

Öte yandan Cihan Haber Ajansının yaptığı haberde, ÇED Raporunun bir bölümünün doğrudan alıntılanması, Bakanlık tarafından kamuoyuna açıklanmayan raporun Akkuyu NGS Elektrik Üretim A.Ş. veya Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından çeşitli kuruluşlara el altından verilmiş olduğunu ortaya koydu. Akkuyu NGS A.Ş.’nin basın danışmanlığını yapan Sezer Kılıç ÇED Raporunun kendileri tarafından Bakanlık dışında herhangi bir kurumla paylaşılmadığını belirtirken, “ÇED Raporları basın kuruluşları tarafından çeşitli kaynaklardan edinilebiliyor. Bakanlığın yakında ÇED raporunu görüş almak üzere kurumlara yollayacağını ve kamuoyuna açıklayacağını tahmin ediyoruz” diye konuştu. Akkuyu NGS’ye ait ÇED Raporunun kamuoyuna açıklanması için aralarında pek çok milletvekilinin de olduğu savunucular, aktivistler ve yurttaşlar girişimde bulunmuş, Avukat Cömert Uygar Erdem’in bilgi edinme talebini yanıtlamayan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Başbakanlık tarafından kusurlu bulunmuştu. Bilgi Edinme Kanunu uyarınca ÇED Raporunun kendisine gönderilmesini isteyen Erdem’e Bakanlık olumsuz yanıt verince konu Başbakanlığa gitmişti. İtirazı değerlendiren Başbakanlık Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu Bakanlığa ÇED Raporunu açıklama ve raporun bir kopyasını Erdem’e gönderme talimatı vermişti. Bakanlık henüz bu talimatın gereğini yerine getirmezken, rapor TRT ve Cihan Haber Ajansı gibi kuruluşların eline çoktan ulaştı bile.

CHP Mersin Milletvekili Vahap Seçer: “İnşaat çalışmaları tüm hızıyla sürüyor ancak kamuoyu çalışmaların hiçbir aşamasından haberdar değil. Yurttaşların gerek Çevre Bakanlığına gerekse Başbakanlık Bilgi Edinme Değerlendirme Kuruluna yaptığı başvurular sonuçsuz kalıyor. BEDK’nın raporun açıklanması yönünde yaptığı değerlendirmeye rağmen rapor hala kamuoyunun bilgisine sunulmadı. Bu durum, ‘Yoksa kamuoyundan bir şeyler mi gizleniyor?’ sorusunu bir kez daha sorduruyor. Dünyanın en gelişmiş ülkelerinde bile nükleer güç santrallerinden kaynaklanan sorunların nelere mal olduğunu hep birlikte görüyoruz. Muammaya dönüşen ÇED sürecinin şeffaf ve katılımcı olarak işletilmesi bir zorunluluktur. Bakanlık, 3 bin 600 sayfayı bulan, zaman zaman da basını da kullanarak algı yönetimi yapma uğraşı verdiği ÇED raporunu artık zaman yitirmeden açıklamalıdır.”

Leave a comment