Akkuyu Nükleer Güç Santralının Danıştay’daki 13 ayrı iptal davasında savcı iptal taleplerinin reddini istedi, karar Danıştay 14. Dairesi tarafından ilerleyen günlerde açıklanacak 

Doğu Eroğlu (22 Kasım 2017 – Diken)

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Nükleer de birilerini rahatsız ediyor. Rahatsız olsanız da, olmasanız da biz nükleer enerjiyi de yapacağız” sözlerinin üzerinden 24 saat geçmeden Danıştay 14. Dairesinde görülen Akkuyu Nükleer Güç Santralı duruşmalarında savcı, davacıların Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu Kararının iptali isteminin reddedilmesi yönünde mütalaa verdi. Danıştay 14. Dairesinin, birlikte görülen 13 dosya hakkındaki görüşünün Aralık ayı içerisinde belli olması bekleniyor. Hem davacı kurum ve yurttaşlar hem de davacı müdafileri heyete projenin detaylarını ve taşıdığı bilinmezlikleri aktararak, siyasal irade baskısını görmezden gelerek karar verme çağrısında bulundu.

Uzmanlar tekrar dinlendi

Davacı kurumlardan TMMOB ile TTB’nin, bilirkişi raporunun duruşmada dinlenecek uzmanlarca değerlendirilmesi talebi tartışma yarattı. Bilirkişi raporuna itirazların davacı kurumlarca yapıldığını belirten mahkeme başkanı uzmanların dinlenmesini kabul etti. Ancak heyet başkanı uzman değerlendirmelerini sık sık “Bunların hepsi malum,” “Bunları basında bizler de okuyoruz” gibi ifadelerle kesti. Mahkeme başkanı, ÇED Raporunda da ele alınan kamu yararı ve enerji güvenliği ile ekonomisi gibi konulardaki değerlendirmelerinse yargılama konusu olmadığını ileri sürdü. Uzman değerlendirmelerinde öne çıkanlar şöyleydi:

Prof. Dr. İnci Gökmen (ODTÜ Kimya Bölümü): “Reaktörlerin insan sağlığına etkileri bilirkişi raporunda incelenmemiş. ÇED Raporunda radyoaktif atıkların bertarafı ve reaktörlerin sökümüne ilişkin ayrıntı yer almıyor; bilirkişi raporunda bunlar sorun olarak değerlendirilmemiş. Şunu da hatırlatayım; Çernobil Felaketinden sonra çay kirlenmeye uğradığında bakanlar çıkıp çay reklamı yaparken, YÖK ise üniversitelere yazı yollayıp radyoaktif kirlenmeyle ilgili çalışmaların kendilerine bildirilmesini istiyordu.”

Prof. Dr. Ali Gökmen (ODTÜ Kimya Bölümü): Nükleer reaktör çalışması esnasında havaya ve suya zaten radyasyon verecek. Ancak beklenmedik, kritik durumlarda neler yapılacağı, hangi önlemlerin alınacağı açık şekilde ÇED Raporunda belirtilmemiş, bilirkişi raporu da bunda bir sorun görmemiş.

Doç. Dr. Cavit Işık Yavuz (Hacettepe Üniversitesi Halk Sağlığı / Türk Tabipleri Birliği): Usül olarak ÇED kanıta dayalıdır ancak ÇED Raporunda sağlık uzmanlarından değerlendirme alınıp alınmadığı tam bilinmiyor. Akkuyu NGS’nin olası etkileri, Mersin ilinin bir yıllık verileri kullanılarak ve yalnızca kanser hastalıkları esas alınarak değerlendirildi fakat tiroid hastalıkları, bağışıklık hastalıkları ve doğumsal bozukluklar da incelenmeliydi. Akkuyu NGS projesinin sağlık koruma bandı ve etki alanı hesaplamaları hatalı. Bilirkişi heyetinden bir ismin ‘tıbbi bilimler uzmanı’ olduğu belirtiliyor ancak Türkiyede sağlık bilimlerinde böyle bir uzmanlık alanı yoktur.”

Oğuz Türkyılmaz (Makina Mühendisleri Odası Enerji Çalışma Grubu Başkanı): “ÇED Raporunda Türkiye’nin enerji tüketimi ve gelecek projeksiyonları yüksek gösterilmiştir. Halihazırda 82.000 MW kurulu güce 26.000 MW da inşaat halindeki projeler eklenince 108.000 MW’a ulaşacak kurulu güç Türkiye’nin ihtiyacını karşılamaya yeter.”

Nedim Bülent Damar (Elektrik Mühendisleri Odası Enerji Daimi Çalışma Grubu Başkanı): “600 nükleer reaktörün 5’inde büyük kazalar meydana geldi. Başka tip santrallarda bu risk yoktur; dolayısıyla bu riski almakta kamu yararı yoktur. Bugün itibarıyla 16,5 kuruşa, yani 4,5 sent karşılığı satın alınan kw/h elektrik için devreye girdiğinde Akkuyu NGS’ye 12,5 sent, yani güncel fiyatın 3 katı ödenecek.”

Akkuyu NGS A.Ş. avukatı: ‘Trafikte de kaza oluyor!’

ÇED Olumlu Kararının hukuka aykırı olmadığına ilişkin de davacılar pek çok olguya dikkati çekti. Nihai ÇED Raporlarına imza atan nükleer enerji uzmanlarının imzalarının sahte olduğuna dair TMMOB’nin aldığı bağımsız rapora karşın bu iddianın Ankara Cumhuriyet Savcılığınca kriminologlara inceletilmediği, ÇED sürecinin tamamlanması için şart olan Halkın Katılımı Toplantısının yapılamadığı halde yapılmış gibi gösterildiği, usulsüz biçimde proje hakkında iki defa özel format belirlendiği ifade edildi. Davalı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı hukuk müşavirleri bu iddialara açık cevaplar vermezken, “Halkın Katılımı Toplantısında projeye karşı çıkıldı ve uzmanları dinlemek istemediler ama toplantı yapıldı. Zaten dava kapsamındaki keşifler de bilgilendirme toplantısına döndü, davacılar da ikna oldu” sözleri duruşma salonunda tepkilere yol açtı. Akkuyu NGS A.Ş.’nin avukatının “Trafikte araçta giderken, uçakta uçarken de kaza riski vardır. Hepsi hepsi Fukuşima ve Çernobil’de kazalar oldu. En büyük ekonomilerin nükleer güç santralı var, bizim de olsun istiyoruz. Kaza riskini ciddiye alıyoruz ama absorbe edilebilir” sözleri, Erdoğan’ın, “Riskli olmayan hiçbir yatırım yoktur, o zaman evinize tüpgaz da koymamanız gerekir” ifadelerini anımsattı.

Erdoğan’ın son dakika suflesi duruşmayı gerdi

Dün Beştepe Millet Kültür ve Kongre Merkezinde düzenlenen, Elektrik Santralları Toplu Açılış Töreninde konuşan ve nükleer enerji projelerine desteğini bir defa daha açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi nükleere giriyoruz. Nükleer de birilerini rahatsız ediyor. Rahatsız olsanız da olmasanız da biz nükleer enerjiyi de yapacağız. . . Bizim böyle derdimiz var ama bunların böyle bir derdi yok. Böyle bir anlayışı da yok. Onun için biz onu da yapacağız. Bu safsatalarının tutmadığını görünce bunlar ne yaptılar Bu sefer dümeni çevreciliğe kırdılar. Ömürlerinde bir ağaç dikmemiş, bir fidana su vermemiş kişiler, birden başımıza ekoloji uzmanı kesildiler” diye konuşmuştu. Bu konuşmalardan bahsedildiği anlarda mahkeme heyetinin de gerildiği görüldü. Davacı avukatlarından birinin bu sözleri hatırlatması üzerine avukatın sözünü kesen mahkeme başkanı “Onu ben bilemem! Dava konusuna dönelim” diyerek Erdoğan konusunu kapadı.

CHP’li Atıcı: ‘Siyasal irade baskısı

Siyasal irade konusuna değinen bir diğer davacı, CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı’ydı. Bilirkişi heyetinde bulunan bir ismin FETÖ bağlantısı gerekçesiyle bilirkişi keşfinin kısmen tekrarlandığını hatırlatan Atıcı şöyle konuştu: “Siz ÇED Olumlu Kararına yönelik itirazları kabul etmeyip ret kararı verirseniz, daha sonra bilirkişi heyetinden 5 kişi daha FETÖ’yle bağlantılı çıkarsa o zaman ne olacak? Bu enerji bize gerekli değil. Dünyanın hiçbir yerinde denenmemiş bu reaktör hakkında nasıl karar vereceksiniz? Tüm dünya nükleerden uzaklaşıyor. Almanya’da sorunsuz bir nükleer tesis civarında yaşayan çocuklarda kan kanseri görülme sıklığının 2,2 kat arttığı bilimsel olarak ispatlandı. Bu vebale ortak olmayın. Erdoğan’ın ‘Nükleeri yapacağız’ dediği gün Güney Urallar bölgesinde sınırın yüzlerce kat üzerinde radyasyon tespit edildi. Rusya daha önce bir radyoaktif sızıntıyı yurttaşlarından 6 gün gizledi. Telafisi mümkün olmayan aksaklık ve eksiklikler varken lütfen siyasi iradeye boyun eğmeyin.”

Bilirkişi raporu esas alındı

Sabah 9’da başlayıp tüm gün süren, 13 dosyanın incelendiği oturumlarda savcı, tüm dosyalarda mütalaasını tartışmalı bilirkişi raporuna dayandırdı. 11 Temmuz 2016’da gerçekleştirilen keşif öncesinde, Akkuyu NGS için inşa edilen Ulu Resort Otelde konaklayan heyetin yazdığı, daha sonra kısmen yinelenen bilirkişi keşfi raporuna atıfta bulunan savcı, ÇED Olumlu Kararının iptaline ilişkin tüm taleplerin reddini istedi. Danıştay 14. Dairesinin 13 dosya hakkındaki kararlarının Aralık ayı içinde taraflara tebliğ edilmesi bekleniyor.

Leave a comment